ANASAYFA / DEMOKRASİ
  10 Haziran 2008
  6 yorum var

1997 Demokrasi, Demopedi, İnce ayar “… Ve dinin büyüsüyle aşık atıp kendinizi tüketmeyin. O’nun dengi değilsiniz. Dine olan susuzluk çok şiddetli, kökleri fazla derin, kültürel pekiştirilmesi fazla güçlüdür.” Bu, Dr. İrvin D. Yalom’dan. Psikiyatrist. “Sunacak daha iyi bir şeyiniz yoksa, hiç bir zaman eldekini almayın,” diye devam ediyor. Aynı gözlem, Ebu Hanife’de var: “Yerine onlarınkinden daha iyi bir düzen kuramayacaksanız, yöneticileri haletmeyin.” Bir gözlem de Spinoza’dan: “Herşey kendi varlığı içinde sürekliliğini korumaya çabalar.” Sonra, başını arabadan çıkarıp kaldırımdan geçen örtülü genç kızın arkas...

  30 Ekim 2003
  1 yorum var
Harbiye marşının bu dizesi, “Cehennemler kudursa, ölmez nigahdarıyız” diye devam eder. Nigah, “bakış” demek, “nigahdar” gözcü, bakıcı, koruyucu. Bugün buradan bakıldığında, mesleği askerlik olmayanlarımıza “biz ne güne duruyoruz” dedirtebilecek, hatta biraz tahrikle Bush’un Irak halkını silâh zoruyla “koruması” gibi algılanmaya fevkalâde müsait bir iddia ki, sempati ile karşılanması, “militarist” suçlamalarını beraberinde getirir. “Militarist”in Türkçe’de karşılığı yok. “Askerci” sözcüğü karşılamaz, çünkü anlamsızdır. “Harp taraftarı” diye çevirseniz, ki Redhouse olsun, Kanaat Kitapevi’nin 1948 Okçugil, “Okul Lûgati” olsun, böyle çevirirler, havada kalır. Zira, kimse bir genelkurmay ...
  28 Ekim 2003
  0 yorum var
Toplumsal, siyasi, felsefi, psikolojik hatta dini eylemlerin çoğu, insanlığı daha yüksek bir varoluşa ulaştıracak çözümler peşindedir. Bu nedenle de, takdire şayandırlar. Ancak, insanoğlunu özgürleştirmek ya da salaha kavuşturmak niyetiyle yola çıkıp, karabasana boğan pek çok hareket gibi, koyulan “eylemler” çoğu kez ürküttükleri kurbağaya değmemektedirler. Bir “eylem”in kesatlığı, doğduğu günkü boyutlarına sıkışıp kalması, yeni ve taze fikirlere kapanması, eylemcilerin idrak ve ufuklarını genişletemiyor olmasından anlaşılmaktadır. “Eylemciler,” kendi kısıtlı düşünce ve tecrübelerinin dışına çıkamadıklarından, ideolojik cenderelere hapsolur, hareket kabiliyetlerini yok ederler. Bu n...
  18 Eylul 2003
  0 yorum var
İtiraf etmeliyim ki, bu yazıyı kışkırtan, Milliyet Gazetesi’nin yayımlamaya durduğu “Popüler Kültür” eki! Bir yanda bu, öteki yanda, “popülizm” tanımının akademik ve gazetecilik bağlamlarında Peron’un Arjantin’inden, Kim Jung’un Güney Kore’sine, Türkiye’ye kadar hemen her türlü gelenek-dışı hareket ve siyaseti tanımlamakta fark gözetilmeden kullanılır olmuş olması. Popülizmin aşağılayıcı telmihleri neredeyse demogogluğa yakın. Oysa, bu çağrışımlarının tarihsel popülizmle pek az ilgisi var ve aslında, genetik bir kavram olarak “popülizm” evrensel bir fenomen. Tarihin değişik zamanların başka başka ülkelerin modern siyasetinde rastlanan güçlü bir hareket. Hareketin ortak yanları: kırsa...
  3 Ekim 2002
  1 yorum var
Demokrasiyi “bireyin düşüncelerini ve iradesini ifade edebildiği sistem” olarak tanımladığımızda, iki varsayım yaparız: bir, birey düşünce sahibidir; iki, birey irade sahibidir. Aynı şekilde, demokratik seçimler, bireylerin düşünce ve iradelerini belgelerler. Seçimlerde de aynı varsayımlar geçerlidir: bireyler düşünce sahibidirler, bireyler irade sahibidirler. Bireylerin düşünce ve irade sahibi olmaları, demokrasinin olmazsa olmaz öncülleridir. “Yapılırsa kaos, yapılmazsa kaos” şeklinde, seçimle yatıp, seçimle kalktığımız şu günlerde gözlemlediklerim beni içinde bulunduğumuz iklimde demokrasinin olmazsa öncüllerini sorgulamaya sevkediyor. Ve korkarım ki, ülkemizde düşüncenin yerin...
[1]
Arama

Yazılar içerisinde aradığınız kelimeyi aşağıya yazınız.
 

   

   

Kitaplık
EYY UHNEM!!!  EYY UHNEM!!!

EYY UHNEM!!! EYY UHNEM!!!

Gogol'un İzinde, Üçüncü Kitap
Mihail Aleksandroviç Şolohov 100.Yıl Edebiyat Ödülü
Moskova, 2006

Anlatageldiğimin eski bir me...