Büyüsüne
kapılmadan, gücünü abartmadan,
“düşünce” ve düşünme süreçleri (5)
1-4 bölümler “Aklın Ölüçüsü”
kategorisinde

Münazara ve Diyalektik ve
Klasik düşüncede münazara, yani, “bir konu üzerinde belirli usul ve kurallara
uyularak yapılan tartışma, kanıt ve örnek getirerek karşılıklı konuşma” yani diyalektik’dir. Taraflar, argümanlar ve karşı-argümanlar ileri sürer,
önerme(tez) ve karşı-önermeler(anti-tezler) savunurlar. Burada amaç, iki farklı
görüşten birisinin çürütülmesinden ziyade, farklı görüşlerden oluşacak sentez’de
(bileşim/terkip) odaklanan bir temrin (egzersiz/alıştırma) olup, diyaletik
yöntemden beklenen bir anlaşmazlığın dillendirilerek/üzerinde konuşularak
çözülmesidir. Ünlü sorgulama seanslarında münazara yöntemini kullanan Sokrat,
pek doğru gibi duran önermelerin/tezlerin yerinde sorularla saçmalığa
indirgenebildiğini (reductio ad absurdum denilen olay) gösterir. Kelâm ilminin
İslam ilâhiyata ilişkin ilkeleri saptamakta kullandığı yöntem de diyalektiktir.
Hegel ve Mevlâna
Hegel ile Mevlâna arasında beş yüz küsur yıl var. Hegel’in iki ciltlik Mantık
kitabı (Logic)1812-1816 arasında yazılmış, Mesnevi 1256-1273. Divan-ı Kebir
(Külliyat-ı Şems) daha da eski, 1244; Hazretin Tebrizli derviş Şems ile münazaralsından oluşur. İslam dünyasında diyalektik düşüncenin piri olarak
tanınan Mevlâna, Hegel’in öncüsüdür. Nitekim, Hegel, 'Phanomenologie des Geistes'
isimli eserine Mevlâna’dan alıntılar eklemiş, “mükemmel Celâttin Rumi” tanımıyla
ululadığı düşünürün Tevhid açıklamasının “en saf ve ulvi açıklama” olduğunu
teslim etmiştir.
Tevhid’in, Arapça vahdet ‘ten yani “bir olmak”tan geldiği düşünüldüğünde, tevhid
ile sentez arasındaki anlam birliği netleşse gerek...
Mevlâna’nın kabaca çevirdiğim şu dizelerini mütalaa edin: “maden iken öldüm,
bitki oldum/ bitki iken öldüm, hayvana dönüştüm/ hayvan olarak öldüm, İnsan
oldum./Öldüğümde yok olmayacağıma göre, neden korkayım?/ İnsan gibi ölünce,
melek olacağım/ Ve meleklikten vazgeçtip/hiç bir aklın ermediği o şey olacağım/
...Hiç şüphesiz biz O’nunuz ve O’na döneriz.” Mevlâna’nın gözlemi böyleyken, Hegel, “çiçek, meyvanın ortaya çıkmasına yol açar, ama meyvenin ortaya çıkması
için de, çiçeğin ortadan kalkması gereklidir; demek ki üremenin gerçeği, hem
çiçek hem meyva olmaktır,” demektedir, “Ölüm, hem yokoluşu, hem yeniden doğuşu
sağlayan koşuldur.”
Hegel, bu düşüncesini toplumsal alana “köle ile efendi arasındaki karşıtlık”
örneğini vererek taşır. Tarafların her ikisi de ölüm kalım savaşı
vermektedirler, ancak bu savaş sembiyotik yani her ikisini de besleyen bir
savaştır. Köle savaşı kaybeden taraftır. Efendiye hizmet etmeye mahkûm olur,
ancak onu esareten kurtaran da bu mahkûmiyet sürecidir; zira, çiçeğin meyvaya
dönüştüğü gibi kölelik de azadlığa bükülür. Dahası bu süreçte, bilinçlenecek,
dünyaya ilişkin gerçek bilgiye kavuşacaktır. Hegel’in gerçek bilgi dediği
“’ben’in ‘biz;’ ‘biz’in de ‘ben’ olduğu” ruhani (tinsel) bir dünyanın bilgisidir
ki, bunun tel...
Tamamını oku
Tarih, Tekerrür, Ekonomik krizler
makaleleri için
Yeni Dünya Düzeni kategorisini tıklayın
Tempo dergisi, Selin Ongun söyleşisi,
29 Haziran 2008
Geçen hafta Sultan Ahmet’te düzenlenen Konuşan Kitap Şenliği’nde Hayrünnisa Gül
ile yazar Alev Alatlı arasında ilginç bir diyalog yaşandı. Alatlı “Hanımefendi
burada ama... Bir gün Türkiye’nin kraliçesi olursam, kimse, ne ODTÜ, ne Boğaziçi
yabancı dilde eğitim yapamaz” dedi. Ve “Kraliçeliğinizi bana verir misiniz?”
diye sordu. Hayrünnisa Hanım ise “Haklısınız ama yabancı dil de ihmal
edilmemeli. Çocuklarımız kendilerini hem Türkçe, hem yabancı dilde çok iyi ifade
edebilmeli” diyerek cevap verdi.
Kaliforniya Üniversitesi’nde psikolojik dilbilim üzerine çalışan, İngilizc...
Tamamını oku
Laf Ola Beri
Gele!
1-4 bölümler için aklın ölçüsü kategorisini tıklayın

Serbest Safsatalar
Eğer bir politikacı adayı iseniz, geleceğiniz için yapacağınız en iyi yatırım
safsataları hatmetmek ve mümkün olduğunca sık kullanmaktır. Ama politikacı değil
de, politikacı muhatabı olacaksanız, Serbest Safsatalara ilişkin
farkındalığınızı bu defa kolay kandırılmamak için kullanmak durumundasınız.
Ayrıca, Serbest Safsataların çoğu zaman pek eğlencelidirler. Zaman zaman
anlamsız hatta hayli düzeysiz olabilmekle birlikte, sonuçları itibariyle insanı
hiç olmayacak inançlara ve durumlara götürebilirler. Da...
Tamamını oku
Gogol'un İzinde, Üçüncü Kitap
Mihail Aleksandroviç Şolohov 100.Yıl Edebiyat Ödülü
Moskova, 2006
Anlatageldiğimin eski bir me...
Fazıl Duygun Röportajı, Eylül 2008, Aylık
1- "Akla" ve "vicdana-gönüle" dair düşüncelerinizi anlatabilir misiniz?
“Akıl” olmazsa olmaz koşulu insan olmanın. İnsanoğlu, dünyayı/evreni,
teoriler yöntemiyle “aklına uygun” bir biçimde kurgular ve aklının k...
Tamamını oku
En çok tıklanan yazı: İçerden mırıldanmalar (Olay yazı!)
15.04.2008`den itibaren toplam ziyaretçi sayısı: 50430
Yazılar içerisinde aradığınız kelimeyi aşağıya yazınız.